Ödeme Teknolojileri Trendleri: 2024

Ödeme teknolojileri sektörü, hız kazanan bir inovasyon dönüşümüyle yeni bir dönemin eşiğine gelmiş bulunuyor. Bu yeni dinamik durum, ödeme sektörünün hızla değişen tüketici taleplerine ve ileri teknolojiye uyum sağlama konusundaki çevikliğinin bir göstergesi olarak görülüyor. 2024 yılında ödeme teknolojileri sektöründe öne çıkan başlıklara gelin birlikte göz atalım.

İşte 2024 Yılında Ödeme Teknolojilerinde Karşımıza Çıkacak Trendler

1. Tüketici Deneyimi

2024 yılı, ödemelerde kişiselleştirmenin sadece bir lüks değil, bir gereklilik haline geldiği bir yıl oluyor. Veri odaklı kişiselleştirme, ödeme ortamını yeniden tanımlamaya hazırlanıyor. Bu trendi benimseyen kurumlar, daha yüksek tüketici memnuniyeti elde ederek bağlılık oranını artırmayı başarıyor. Kişiselleştirme stratejilerini etkili bir şekilde uygulayan ödeme işlemcileri ve neobankalar, kendilerini kalabalık bir pazarda farklılaştıracak ve müşteri tabanlarıyla daha güçlü, daha kalıcı ilişkiler kuracak. Kişiselleştirmedeki bu ilerlemeler yalnızca ödemeler ortamındaki bir değişiklik değil; işletmelerin tüketicilerinin ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağı ve onlarla nasıl etkileşimde bulunacağı konusunda temel bir dönüşüme işaret ediyorlar.

2. Hesaptan Hesaba – Account to Account (A2A) Yapılan Ödemeler Kârı Artıracak

Hesaptan hesaba yapılan ödemelerdeki artış, 2024’te küresel ödemeler ortamında devrim yaratmaya hazırlanıyor. Batı pazarları ağırlıklı olarak Apple Pay ve Google Pay gibi dijital cüzdan proxy’lerine güvenirken, Hindistan, Brezilya ve Çin gibi gelişmekte olan ekonomiler açık bankacılık, anlık işlemler ve güçlü satıcı desteğinin benimsenmesi yoluyla A2A ödemelerinin büyümesine öncülük ediyor. Bu trend hem tüketicilere hem de işletmelere hitap eden daha hızlı, daha ucuz ve daha güvenli işlemler vaadinden kaynaklanıyor.

3. Ödemelerde Web 3.0’ın Gelişimi

Web 3.0, işlemleri kolaylaştırmak ve güvenli hale getirmek için blockchain ve NLP gibi teknolojilerden yararlanarak ödemelere sofistike bir zeka düzeyi getirmeye hazırlanıyor. Bugün finans sektörünün sadece sınırlı noktalarında olsa da özellikle de API’ler geleneksel ve merkezi olmayan web arasındaki boşluğu doldurarak daha uyumlu bir finansal ekosistem sunarak 2024 yılında Web 3.0 ödeme trafiğinin önemli bir bölümünü oluşturabilir.

4. Dijital Cüzdanlar

Dijital cüzdanların 2027 yılı sonuna kadar küresel işlem değerinde 25 trilyon dolardan fazlasını oluşturması, tüm online ve POS satışlarının ise toplamının %49’unu oluşturması bekleniyor. Dijital cüzdanların evrimi, dijital kimliklerin deposu haline gelmeleriyle devam ederken, kullanım alanları resmi belge depolama ve yönetimine kadar uzanıyor. Dijital cüzdanların, 2028 yılına kadar dünya genelinde 16 trilyon dolardan fazla işlem gerçekleştirmek için kullanılması bekleniyor.

5. Siber Saldırılar

Dijital ödemelerdeki artış, beraberinde siber güvenlik riskini de getiriyor. 2024 yılında finans sektörünün tehditlere sadece reaksiyon göstermek için değil, onları önceden tahmin etmek için de yapay zeka ve makine öğrenimini kullanarak korumasını iki katına çıkarması bekleniyor. Küresel siber suç hasarının 2025 yılına kadar yıllık 10,5 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor

6. Şimdi Al, Sonra Öde (BNPL) Piyasalarda Daha Fazla Harcamaya İzin Vermeye Devam Ediyor

BNPL’nin (Buy Now Pay Later) hızlı yükselişi, günümüzün e-ticaret atağına uygun olarak modern bir yaklaşımla tüketici finansmanını yeniden şekillendirmeye devam ediyor. Şimdi al sonra öde, tüketici ödemelerinin temel yapı taşı haline gelerek, 2024 yılında daha da gelişerek finans dünyasına entegre olmaya devam edecek. BNPL, modern müşterinin esneklik ve anındalık ihtiyacını karşılama becerisi sayesinde büyümeye devam edecek.

7. Otomatik Yazılımlar

Fintech Futures’a göre, gerçek zamanlı ödeme pazarındaki büyümenin 2028 yılına kadar etkileyici bir şekilde 86,89 milyar ABD dolarına ulaşması bekleniyor. Bu, 2022’den 2028’e kadar tahmini %32’lik bir büyüme oranını temsil ediyor. Yeni ödeme rayları, B2B işlemleri için daha hızlı, daha verimli, gerçek zamanlı ödemelere olanak tanıyor ve bu, işletmeler üzerinde dönüştürücü bir etki yaratmaya devam ediyor.

Octet, sunduğu dijital tahsilat ve ödeme yöntemleri ile nakit döngüsünün alıcılar için uzun, satıcılar için kısa olmasını sağlayan bir tedarik zinciri yönetim ve finansman portalıdır. Başvuru linkine tıklayarak Octet avantajlarından hemen yararlanmaya başlayabilirsiniz.

FinTech Sektöründe Kariyer Yapmak için 5 Neden

Ülkemizde ve dünyada fintech sektörü hızlı bir şekilde büyümeye ve gelişmeye devam ediyor. Dijitalleşmenin de gelişmesiyle yapay zeka (AI) gibi yeni teknolojiler, fintech sektörüne entegre olmaya başladı. Hem finans hem de teknoloji alanında kariyer yapmak isteyenler için ideal bir sektör olarak görülen fintech sektörünün, gelecekte de büyümeye devam etmesi bekleniyor. Teknolojik ilerlemelerin ve değişen tüketici ihtiyaçlarının etkisiyle fintech şirketlerinin de gelişmeye devam edeceği görülüyor.

İşte Fintech Sektöründe Kariyer Yapmak için 5 Önemli Neden

1. Kariyer Fırsatları

Fintech sektörü, profesyonel gelişimin sağlanması için ideal bir çalışma ortamı sunuyor. Hem öğrenme hem de bilgilerini çeşitli departmanlarda uygulama fırsatı vermesinden dolayı çalışanlara, şirket içerisinde farklı alanlarda kariyer yapma şansı doğuyor. Fintech şirketleri, sektörle ilgili temel teknik beceriler için eğitim programları düzenleyerek çalışanlarına katkı sağlıyor. Finans ve teknolojiyle harmanlanmış bir sektör olan fintech’te çalışanlar çeşitli pozisyonlarda görev alabiliyor.

2. İş Garantisi

Fintech sektörü halihazırda yükselişte ve gelişmekte olan bir sektör olduğu için gün geçtikçe fintech şirketlerinin sayısı da artıyor. Fintech şirketlerinin artmasıyla birlikte, bu alanda yeni pozisyonlar ve fırsatlar açılmaya devam ediyor. Giderek dijitalleşen dünyada fintech sektörünün evrilerek gelişmeye devam edeceği öngörülüyor.

3. Yaratıcı Bir Çalışma Ortamı

Fintech sektörünün yaratıcı bir çalışma ortamına sahip olması, şirketin inovasyon kapasitesini arıtıyor, rekabet avantajı sağlıyor ve çalışanların işlerine daha fazla bağlı olmasını teşvik ediyor. Çalışanlarının birçok farklı disiplinden beceriye sahip olması beklenen Fintech sektöründe bu durum, birbirinden farklı kişilerle etkileşimde bulunmak anlamına geliyor. Şirket kültürü, yaratıcılığı ve inovasyonu teşvik eden bir ortamı desteklediğinde çalışanlar, yeni fikirleri özgürce ifade edebiliyor.

4. Mesleki Çeşitlilik

Fintech sektörü; yazılımcılardan ekonomistlere, mühendislerden iş analistlerine kadar pek çok alandan çalışanın yer aldığı bir sektör. Farklı meslek gruplarından ve farklı uzmanlık alanlarından çalışanların yer aldığı fintech sektörü, çeşitli perspektiflerin bir araya gelmesini sağlayarak yenilikçi ve yaratıcı düşünmeyi teşvik ediyor. Bununla birlikte şirketin geniş bir yetenek havuzuna erişmesini sağlıyor.

5. Sosyal Becerileri Geliştirmek için İdeal Bir Ortam

Fintech sektöründe her ne kadar teknik bilgilerin önemi yadsınamaz olsa da sosyal becerilerin de bir hayli önemli olduğunu unutmamak gerekiyor. Sosyal beceriler, şirketin başarılı olması noktasında etkin bir rol oynuyor. Sosyal becerilere sahip çalışanlar, iş birliği ve takım çalışmasına daha iyi uyum sağlıyor. Bu da iş süreçlerinin daha verimli bir hale gelmesinin önünü açıyor. Fintech sektörü, bu altyapıyı sağlamak ve çalışanların kendilerini geliştirebilmeleri için gerekli ortamı sunuyor.

Octet, sunduğu dijital tahsilat ve ödeme yöntemleri ile nakit döngüsünün alıcılar için uzun, satıcılar için kısa olmasını sağlayan bir tedarik zinciri yönetim ve finansman portalıdır. Başvuru linkine tıklayarak Octet avantajlarından hemen yararlanmaya başlayabilirsiniz.

2024 Finansal Teknoloji Trendleri

Baş döndürücü bir hızla ilerleyen teknolojik gelişmeler, finans sektörünü de değiştirme ve dönüştürme konusunda önemli bir rol oynamaya devam ediyor. 2024 yılı, finansal teknolojiler alanında önemli değişimlere sahne olmaya devam ediyor. 2024 yılı içerisinde, finansal teknoloji ortamının çok önemli bir dönüşüm geçirmesi bekleniyor. Ciddi gelişmelerin ve temel trendlerin damgasını vurduğu bu dönem, finans alanında önemli bir değişime işaret ediyor. Üretken yapay zeka ve merkezi olmayan sistemlerin yükselişi gibi faktörler bu değişimi şekillendiriyor. Böylece finansal hizmetler daha kişiselleştirilmiş, verimli ve güvenli hizmetlere doğru ilerliyor. Belki de bu nedenle Fortune Business Insights’a göre global FinTech pazarının 2023-2030 yılları arasında yüzde 17’lik bir büyüme oranıyla 2030 yılında 882 milyar dolara ulaşması öngörülüyor.

İşte 2024 yılında karşımıza çıkacak finansal teknoloji trendleri

1. Üretken Yapay Zeka (AI)

2023’te gerçekleştirilen en büyük teknolojik gelişmelerden biri üretken yapay zekaydı. Dijital dönüşümün gelişmesiyle birlikte teknolojide kaydedilen ilerlemeler hızla büyüdü ve sonuçta finans sektörünü de değişime uğrattı. Özellikle, bu yıl içinde yapay zekanın fintech alanında müşteri hizmetleri, Pazar analizi, kişiselleştirilmiş hizmetler ve tedarik zinciri yönetimi gibi konularda etkisinin artması bekleniyor. Sohbet robotları ve sanal asistanlardan içerik oluşturma ve müşteri rehberliğine kadar, üretken yapay zeka finansal hizmetleri kişiselleştirecek, daha derin etkileşimi ve daha derin kullanıcı anlayışını teşvik edecek.

2. Hibrit Bulut Teknolojisi

Bulut bilişim araçları, daha fazla kuruluş tarafından yıl içinde altyapıya, uygulamalara ve sunuculara erişebilmenin faydalarını gördükçe muhtemelen daha popüler bir hale gelecek. Yapay zeka teknolojileri, kişisel veri ve gizlilik endişelerini gündeme getirirken, bu durum finansal hizmetlerdeki düzenleyici gerekliliklerini değiştirebilir. Daha fazla kuruluşun iş yükleri için ve uyumluluk görevlerini daha iyi yönetmek için hibrit bulut modellerine geçmesi muhtemel. Hibrit bulut altyapısına sahip olmak, bir kuruluşun verimlilik, işlevsellik veya ölçeklenebilirlik açısından en iyisini elde ettiği anlamına gelmez. Bu nedenle finans kuruluşlarının dijital dönüşümleri ve özel olarak tasarlanmış bir hibrit bulut ortamında büyümeyi ve rekabetçiliği desteklemek için gereken entegrasyonları göz önünde bulundurmaları gerekir.

3. Siber Güvenlik Risk Yönetimi

Yapay zeka, özellikle siber riskler söz konusu olduğunda daha fazla zorluğu beraberinde getiriyor. Teknolojik gelişmeler devam ettikçe siber tehditler giderek daha karmaşık hale geldi. Tehditler arttıkça risk azaltma çabaları ve uygun risk yönetimi araçlarına sahip olmak hayati önem taşıyacak. Giderek daha fazla finans kuruluşu üretken yapay zekayı denedikçe, dolandırıcılık tespitinin artırılması ihtiyacı da önümüzdeki yıl izlenmesi gereken önemli bir konu olacak.

4. Sürdürülebilirlik

Bu yılın en önemli eğilimlerinden biri, finans kuruluşlarının sürdürülebilirlik çabalarına daha fazla odaklanması. Finansal teknolojiler sektöründeki kuruluşlar, yeşil girişimlere yapılan yatırımları her zamankinden daha fazla desteklemeye yönlendirilecek. Yenilenebilir kaynaklar, geri dönüşüm ve karbon ayak izinin azaltılması, kuruluşların öncelik vermesi beklenen girişimler arasında yer alıyor.

5. Açık Bankacılık

Açık bankacılığın temelinde, API olarak da bilinen uygulama programlama arayüzlerini kullanarak geleneksel bankalardan ve diğer finans kurumlarından müşterinin finansal verilerine güvenli erişim sağlamak yatıyor. Müşteriler verilerine kimin erişebileceğini kontrol etmek istedikçe açık bankacılık kullanımının artması bekleniyor. API’ler, bankaların teknolojileri kendi iç sistemlerine bağlamalarına ve süreçleri kolaylaştırmalarına yardımcı olmak için tercih edilen yöntem haline gelebilir.

6. Müşteri Deneyimi

Yapay zeka destekli teknolojinin gerçek faydalarından biri de müşteri deneyimi. İş sonuçlarını iyileştirmeye yönelik stratejiler ve teknolojiler ortaya çıktıkça, müşteri deneyimi artık sıklıkla müşteri deneyimi yönetimi (CXM) olarak da anılıyor. Dijital dönüşüme yardımcı olmak ve yapay zeka destekli sohbet robotları oluşturmak için doğal dil işleme (NLP) kullanan watsonx Assistant buna bir örnektir. Yeni teknoloji, bir müşterinin etkileşimlerinin neredeyse her ayrıntısını analiz edebilir, bu da müşteri sadakatini ve zaman içinde memnuniyeti artırabilir. Finansal hizmet sağlayıcıları artık bu yeni teknolojiler sayesinde işlevselliği artırarak ve müşteri beklentilerini dengeleyebiliyor.

7. Regülasyon Teknoloji

Yapay zeka destekli RegTech çözümleri, regülasyonlar geliştikçe giderek daha önemli hale gelecek. RegTech, görevleri otomatikleştirerek, veri analizini geliştirerek, potansiyel riskleri belirleyerek ve uyumluluğu sağlayarak operasyonları kolaylaştıracak ve finans kurumları için yasal yükleri azaltacak.

8. Gömülü Finansal Çözümler

Finansal hizmetlerin finansal olmayan platformlara sorunsuz entegrasyonu büyümenin temel itici gücü olacak. Hizmet olarak bankacılık (BaaS) ve gömülü finansal çözümleri sürtünmesiz kullanıcı deneyimleri yaratarak yeni gelir akışlarının kilidini açması bekleniyor.

9. Blockchain ve Dijital Varlık İnovasyonu

Blockchain teknolojisinin benimsenmesi, finansal altyapıda devrim yaratmaya devam edecek. Merkezi olmayan finans (DeFi) uygulamaları, dijital varlık ticareti ve merkezi banka dijital paraları gibi alanlarda daha fazla yenilik olabilir. Bu teknolojiler, işlem hızını artırırken maliyetleri azaltarak finansal erişimi genişletmeyi hedefliyor.

10. Neobankalar ve Dijital Bankacılık

Neobankalar, müşteri odaklı hizmetler sunma becerileri sayesinde hızla pazar payı kazanıyor. Accenture tarafından hazırlanan bir rapora göre, neobank müşterilerinin sayısının hızla artması ve dijital bankaların 2024 yılına kadar 145 milyondan fazla müşteriye sahip olması bekleniyor. Bu büyüme, daha düşük operasyonel maliyetleri, fiziksel şube olmaması ve müşterilerin ihtiyaçlarına hızlı bir şekilde uyum sağlama yeteneklerinden kaynaklanıyor.

11. Veri Analitiği

Veri analitiği yoluyla kişiselleştirme, finans sektöründe merkezi bir tema haline geliyor. Bankalar ve kurumlar, müşteri etkileşimini artırmak amacıyla gelişmiş veri analitiğini ve yapay zeka destekli araçları giderek daha fazla kullanıyor. Aynı zamanda risk yönetimi ve pazarlama stratejilerini de geliştirir. Teknoloji ilerledikçe finans sektöründe daha da karmaşık veri analitiği uygulamalarının kullanılmasını bekleyebiliriz.

Octet, sunduğu dijital tahsilat ve ödeme yöntemleri ile nakit döngüsünün alıcılar için uzun, satıcılar için kısa olmasını sağlayan bir tedarik zinciri yönetim ve finansman portalıdır. Başvuru linkine tıklayarak Octet avantajlarından hemen yararlanmaya başlayabilirsiniz.

Muhasebe İşlemlerinizi 5 Adımda Otomatikleştirin

Günümüz iş dünyasında muhasebe ve finans işlemleri artık kağıt üzerinde yapılan geleneksel bir süreç olmaktan çok uzak. Teknolojinin hızla gelişmesi, hayatımızda birçok noktada köklü değişimlere yol açarken, yapay zeka ve bulut çözümlerinin ulaşılabilir hale gelmesi muhasebe işlemlerini de otomatikleştirme fırsatları sunuyor ve işletmeler için önemli avantajlar sağlıyor.

Şirketler, çevrimiçi çözümleri kullanarak işletme fonksiyonlarını dijital dünyaya taşıyabiliyorlar. Bu sayede, iş gücü ihtiyacını azaltabilir ve karmaşık, zaman alıcı ve emek isteyen geleneksel muhasebe işlemlerini basit yöntemlerle yönetebiliyorlar. Ayrıca, dijital çözümler, insan hatalarını minimuma indirerek işletmelerin bankacılık, finans ve muhasebe fonksiyonlarını daha hızlı bir şekilde gerçekleştirmelerini, zaman kazanmalarını ve finansal verilere daha hızlı ve doğru bir şekilde erişmelerini sağlıyor.

Muhasebe İşlemlerini Otomatikleştirmenin 5 Temel Adımı

1. E-Fatura ve E-Defter Kullanımını Değerlendirin

Elektronik fatura (e-fatura) ve elektronik defter (e-defter) uygulamaları, resmi muhasebe kayıtlarınızı kolayca yönetmenizi sağlar. Kağıt faturaları ve defterleri dijital platformlara taşıyarak, hem işletmenizin çevresel etkisini azaltabilir hem de veri saklama ve erişim süreçlerini iyileştirebilirsiniz.

İşletmeler, muhasebe süreçlerini online platformlarda yönetebilmek için ilk olarak e-fatura veya e-arşiv faturalara geçiş yapmalıdır. Bu önemli adım, iş hayatının temel taşı olan faturaları online platformlarda oluşturmanıza, göndermenize ve almanıza olanak tanır. E-fatura, işletmeniz için faturaları online olarak kesme ve alışverişlerde kullanma imkanı sunar, özellikle e-fatura mükellefi olan müşterileriniz için idealdir. Ayrıca, e-fatura mükellefi olmayan müşterileriniz için de e-arşiv fatura çözümleri kullanabilirsiniz.

E-fatura gibi, kanuni olarak tutulması gereken yevmiye ve büyük defterlerin dijital bir ortamda saklandığı bir çözüm olan e-defter kullanımı da bazı şirketler için yasal mevzuatlarla zorunlu hale gelmiştir. Ancak, zorunluluk olmayan işletmelerin dahi e-defter çözümlerini benimsemesi ve muhasebe kayıt süreçlerini otomatikleştirmesi mümkündür. Bu sayede, muhasebe kayıtlarınızın daha güvenli ve erişilebilir bir şekilde korunmasını sağlayabilirsiniz. Resmi kurumlar da gerekli denetleme işlemlerini aynı şekilde dijital ortamlarda gerçekleştirmektedirler.

2. Doğru Ön Muhasebe Yazılımını Seçin

Muhasebe işlemlerini otomatikleştirmek için en önemli adımlardan biri de işletmeniz için uygun ön muhasebe yazılımını seçmektir. Bu yazılımlar, finansal işlemlerinizi izlemenizi, raporlarınızı oluşturmanızı ve finansal verilerinizi güvenli bir şekilde saklamanızı sağlar. İşletmenizin büyüklüğü, karmaşıklığı ve ihtiyaçlarına göre doğru yazılımı seçmek önemlidir.

Ön muhasebe yazılımınızın işletmenizdeki diğer programlarla ve CRM yazılımlarıyla entegre çalışabilmesi de süreçlerinizi otomatikleştirmeniz için oldukça önemlidir. Bu entegrasyon, işletmelerin finansal verileri ve müşteri ilişkileri bilgilerini tek bir veritabanında birleştirmelerine olanak tanır. Bu, satış, müşteri hizmetleri ve finans departmanları arasında daha iyi iş birliği sağlar. Ayrıca, müşteriye özel finansal verilere daha hızlı erişim sağlayarak, işletmelerin müşteri memnuniyetini artırmasına ve satışları optimize etmesine yardımcı olur.

3. Banka İşlemlerinizi Tek Ekrana Taşıyın

Açık bankacılık çözümleri, banka işlemlerinizi daha verimli bir şekilde yönetmek için kullanabileceğiniz güçlü bir araçtır. Bu yaklaşım, farklı finansal kurumların verilerini tek bir ekranda birleştirerek, tüm banka işlemlerinizi kolayca izlemenizi ve yönetmenizi sağlar. Geleneksel bankacılıkta her banka hesabınız için ayrı girişler yapmanız gerekebilir, ancak açık bankacılık ile bu karmaşıklık ortadan kalkar. Ayrıca, bakiyelerinizi kontrol etmek, işlem geçmişinizi incelemek ve farklı bankalar arasında hızlı ve verimli para transferleri gerçekleştirmek daha basit hale gelir. Bu sayede, finansal işlemlerinizi daha etkili bir şekilde yönetirken, tüm finansal bilgilere tek bir ekrandan erişebilirsiniz.

Açık bankacılık çözümleri, banka işlemlerini daha basit ve etkili bir şekilde yönetmek isteyen işletmeler için büyük bir avantaj sunar. Tüm finansal hesapları tek bir ekranda birleştirerek, kullanıcılara daha iyi bir finansal görünüm ve kontrol sağlar.

4. Online Tahsilat Çözümlerinden Faydalanın

Tahsilatlarınızı online kanallardan yapmak, işletmeniz için muhasebe süreçlerini otomatikleştirmenin en önemli adımlarından biridir. Online tahsilat çözümleri, müşterilerden ve iş ortaklarından gelen ödemeleri online platformlar aracılığıyla kolayca almanızı sağlar. Bu ödemeler, doğrudan muhasebe yazılımına entegre edilebilir ve otomatik olarak kaydedilir. Bu sayede, manuel işlem hataları minimize edilir, ödeme geçmişi izlenir ve finansal veriler güncel ve doğru bir şekilde tutulur. Ayrıca, işletmenizin nakit akışı daha iyi yönetilir ve finansal raporlar otomatik olarak oluşturulur. Sonuç olarak, online tahsilat çözümleri, muhasebe işlemlerini daha verimli hale getirirken, işletmelerin zaman ve kaynaklarını daha etkili bir şekilde kullanmalarına yardımcı olur.

5. Ödeme ve Tahsilat Çözümlerini Dijitalleştirin

İşletmelerin muhasebe süreçlerini daha da otomatikleştirmek için muhasebe işlemleri ile bağlantılı tahsilat ve ödeme araçlarını dijital çözümlerle yönetmesi oldukça önemlidir. Bankalar ve finansal kurumlarla olan borçlandırma işlemlerini dijital platformlara taşımak, kredi başvurularını, kredi geri ödemelerini ve diğer finansal işlemleri daha hızlı ve etkili bir şekilde yönetmenizi sağlar. Toplu ödemeleri dijital çözümlerle yönetmek, tedarikçilere veya çalışanlara düzenli olarak yapılan ödemeleri kolaylaştırır. Ayrıca satış noktalarını ve POS’ları yönetmek için dijital çözümler kullanarak, satış verilerini otomatik olarak kaydedebilir ve izleyebilirsiniz. Bu, günlük satışlarınızın anlık olarak takip edilmesini ve muhasebe kayıtlarına entegre edilmesini sağlar.

Octet, sunduğu dijital tahsilat ve ödeme yöntemleri ile nakit döngüsünün alıcılar için uzun, satıcılar için kısa olmasını sağlayan bir tedarik zinciri yönetim ve finansman portalıdır. Başvuru linkine tıklayarak Octet avantajlarından hemen yararlanmaya başlayabilirsiniz.

Tedarik Zinciri Yönetiminin 10 Aşaması

Tedarik zinciri, bir ürünün veya hizmetin tüm yolculuğunu, başlangıcından son kullanıcıya ulaşana kadar olan süreci ifade eder. Bu süreç, tedarikçilerden üreticilere, dağıtımcılara, perakende satış noktalarına ve son kullanıcılara kadar birçok farklı aşamadan oluşur. Tedarik zinciri yönetimi, bu aşamaları optimize etmeyi ve koordine etmeyi amaçlar.

Tedarik zinciri yönetimi, malzeme tedariği, üretim, depolama, taşıma ve dağıtım gibi işlemleri ve ayrıca talep tahmini, envanter yönetimi, sipariş işleme ve lojistik gibi operasyonel süreçleri içerir. Tedarik zinciri yönetimi, malzeme ve bilgi akışının doğru ve zamanında olmasını sağlayarak ürün veya hizmetin tüm sürecinin düzgün bir şekilde işlemesini hedefler.

Tedarik zinciri yönetimi, işletmelerin maliyetleri düşürmelerine, müşteri hizmetini iyileştirmelerine, stok yönetimini optimize etmelerine ve rekabetçi avantaj elde etmelerine yardımcı olabilir. Ayrıca, tedarik zinciri yönetimi, sürdürülebilirlik, tedarikçi ilişkileri ve kriz yönetimi gibi stratejik konuları da içerir. Tedarik zinciri yönetimi, işletmelerin daha verimli ve etkili bir şekilde çalışmasına yardımcı olurken, müşteri memnuniyetini ve karlılığı artırmak için kritik bir rol oynar.

Tedarik zinciri yönetimi, ürün veya hizmetin başlangıcından son kullanıcıya ulaşana kadar olan süreci kapsayan bir dizi aşamayı içerir.

İşte Tedarik Zinciri Yönetiminin 10 Temel Aşamaları

1. Tedarikçi Seçimi

Tedarik zinciri yönetiminin ilk adımı uygun tedarikçileri seçmektir. Bu, malzeme ve hizmetlerin sağlayıcısını belirlemeyi içerir. Tedarikçi seçiminde kalite, maliyet, güvenilirlik ve lojistik gibi faktörler dikkate alınır.

2. Malzeme Temini

Malzemelerin tedariği, işletmenin üretim veya hizmet sunumu için gerekli olan bileşenlerin sağlanmasını, envanter yönetimini ve stok kontrolünü içerir.

3. Üretim

Üretim aşaması, işletmenin ürünlerin üretildiği veya hizmetlerin sunulduğu noktadır. Bu aşamada, iş süreçleri, üretim hattı yönetimi, kalite kontrol ve verimlilik optimize edilir.

4. Depolama ve Stok Yönetimi

Üretilen ürünler veya alınan malzemeler depolanır ve stok yönetimi yapılır. Bu aşama, envanter seviyelerini izleme, stokların korunması ve gerektiğinde ürünlerin veya malzemelerin sevkiyatını içerir.

5. Dağıtım

Ürünlerin veya hizmetlerin son kullanıcılara veya ara noktalara ulaştırılması için gereken lojistik ve dağıtım süreçlerini, nakliye, depolama ve teslimat işlemlerini içerir.

6. Perakende ve Müşteri Hizmetleri

Ürünler son kullanıcılara veya perakende satış noktalarına ulaştığında perakende satış ve müşteri hizmetleri aşaması devreye girer. Bu aşama, müşteri ihtiyaçlarının karşılanması, ürün iadeleri, garanti hizmetleri ve müşteri memnuniyetini içerir.

7. Talep Tahmini ve Planlama

İşletmeler, talep tahminleri yapar; üretim, stok yönetimi ve tedarik zinciri süreçlerini bu tahminlere göre ayarlar. Doğru talep tahmini, stok yönetimini optimize etmeye yardımcı olur.

8. Bilgi ve Veri Yönetimi

Tedarik zinciri boyunca toplanan veriler, analiz edilir ve iş kararları için kullanılır. Bu aşama, bilgi teknolojisi, veri analitiği ve raporlama işlemlerini içerir.

9. Sürdürülebilirlik ve Risk Yönetimi

İşletmeler, tedarik zinciri süreçlerini sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda yönetirler ve risk yönetimini uygularlar. Bu aşama çevresel ve sosyal faktörleri içerir ve tedarik zincirinin güvenliğini sağlar.

10. Sürekli İyileştirme

Tedarik zinciri yönetimi süreçlerinin sürekli olarak gözden geçirilmesi ve iyileştirilmesi, işletmelerin daha verimli çalışmasına ve rekabet avantajı elde etmelerine yardımcı olur.

Tedarik Zinciri Yönetimi Nasıl İyileştirilir?

Tedarik zinciri yönetimini iyileştirmek, işletmelerin maliyetlerini azaltmalarına ve verimliliklerini artırmalarına yardımcı olabilir. İyi bir tedarik zinciri yönetimi, güçlü tedarikçi ilişkileri gerektirir. Tedarikçilerle iş birliğini artırarak daha iyi anlaşma koşulları ve hızlı teslimat sağlayabilirsiniz. Bu noktada tedarikçi finansmanı ile bir alıcının tedarikçilerine düşük maliyetli finansmana erişim imkanını sunmasına olanak sağlarken, tedarikçileriyle ilişkilerini geliştirebilmesine de yardımcı olur.

Tedarikçi Finansmanı Sistemi (TFS), genelde küçük işletme niteliğinde olan tedarikçilere istemeleri halinde alıcının belirlediği koşullarla erken ödeme yapılmasını gerçekleştiren, alıcı firmanın ise hiçbir maliyete ve operasyonel yüke katlanmadan çok sayıdaki tedarikçisine yapacağı ödemelerin yönetilmesini sağlayan finansal bir üründür.

Ayrıca tedarik zinciri yönetimini iyileştirmek için sürdürülebilir tedarik zinciri uygulamaları geliştirerek çevresel ve sosyal etkileri göz önünde bulundurun. Tedarik zincirindeki olası riskleri tanımlayın ve bu risklere karşı hazırlıklı olun. Personelinizin tedarik zinciri süreçlerini daha iyi anlamaları ve yönetmeleri için eğitim ve gelişim fırsatları sunun. Tedarik zincirini kesintiye uğratabilecek olaylara karşı hazırlık yapın ve kriz yönetimi planları oluşturun.

Tedarik zinciri yönetimini iyileştirmek karmaşık bir süreç olabilir. Ancak bu iyileştirmeler işletmenizin verimliliğini artırabilir ve rekabetçiliğinizi artırabilir. Her işletme kendi özel ihtiyaçlarına göre stratejiler geliştirmelidir. Bu nedenle tedarik zinciri yönetimini iyileştirme yaklaşımı işletmenizin özgün gereksinimlerini yansıtmalıdır.

Octet, sunduğu dijital tahsilat ve ödeme yöntemleri ile nakit döngüsünün alıcılar için uzun, satıcılar için kısa olmasını sağlayan bir tedarik zinciri yönetim ve finansman portalıdır. Başvuru linkine tıklayarak Octet avantajlarından hemen yararlanmaya başlayabilirsiniz.

Tedarik Zinciri: 2024 Yılı Trendleri ve Öngörüleri

Küresel tedarik zincirlerinin yenilikçi çözümler gerektiren çok sayıda zorlukla karşı karşıya kalmaya devam ettiğine şüphe yok. 2024’e doğru ilerlerken, kesintiler, devam eden küresel gerilimler, enflasyonist baskılar, tedarik belirsizliği ve çevresel kaygılar, şirketleri geleneksel tedarik zinciri modellerini yeniden değerlendirmeye zorluyor.

Peki, şirketlerin ve küresel ticaret ortaklarının gelecekte karşılaşacağı tedarik zinciri sorunları nelerdir? Tedarik zincirlerinin 2024 ve sonrasında karşılaşacağı zorluklara gelin göz atalım.

İşte 2024’te Karşımıza Çıkacak Global Tedarik Zinciri Trendleri ve Sorunları

1. Döngüsel tedarik zincirleri

Üreticiler, 2024 yılına girerken döngüsel bir tedarik zinciri modeline doğru ilerlemeye devam ediyor. Gartner, 2023 yılında teknoloji donanım satıcılarının ürünlerinin %20’sinin döngüsel girişimlerle ilişkili olduğunu bildiriyor. Bu rakam 2030 yılına kadar %80’e yükselecek. Çeşitli sektörlerdeki işletmeler ömrünü tamamlamış ürünleri yeniden kullanma ve yeniden üretme arayışında olduğundan, teknoloji donanımı sektöründeki satıcılar ürünlerinin çevresel etkilerini azaltma konusunda özellikle bilinçli olacaklardır.

Her işletmenin daha sürdürülebilir bir tedarik zinciri oluşturmaya odaklandığı farklı bir konu olabilir. Bazıları için bu, ambalajı daha sürdürülebilir hale getirmekle ilgilidir. Diğerleri ürüne odaklanıp, geri dönüştürülmüş malzemeleri üretim süreçlerine dahil edebilir. Bazı işletmeler ise ürün ömürlerini uzatmak için ürünlerini onarabilir, yenileyebilir ve geri dönüştürebilir.

2. Devam eden beceri yetersizlikleri

Dağıtım sektöründe çalışanlar, üretim ve hizmet sunumunu etkileyen yetenek sıkıntısı yaşamaya devam ediyor. Şirketler, çalışanların sistemlere kolay ve güvenli bir şekilde erişmesine yardımcı olmak için teknolojiyi kullanmak, rutin görevleri otomatikleştirmek ve çalışanları çekmek ve elde tutmak için olumlu bir çalışma kültürü oluşturmak zorunda.

Beceri eksikliği ve artan işgücü maliyetleri çıktıyı etkilemeye devam ettikçe, marjlar azalıyor ve işletmeler rekabetçi kalabilmek için yapay zekâ, dijital işlemler, robotik ve otomasyona bakmak zorunda kalacaklar.

3. Artan tüketici baskıları

Geleneksel tedarik zincirleri bir işletme ile tedarikçileri arasındaki bir ilişki iken son zamanlarda bu ilişkiyi karmaşık hale getiren aktif bir unsur ortaya çıktı. Bu da tüketici oldu. Forbes’a göre, dijitalleşme sayesinde tüketiciler artık ürünlerin nasıl üretildiğinin, nereden geldiğinin ve kendilerine sunulan diğer seçeneklerin daha fazla farkında olarak yaşıyor. Bu yeni ilişki, tedarik zinciri yönetimine daha da karmaşıklık katıyor. Bu durum dijitalleşmenin artmasıyla gelecekte daha da artabilir.

4. Yüksek enflasyon ve ekonomik istikrarsızlık

Merkez Bankası’nın çok sayıda istikrarlı faiz artırımı yoluyla enflasyonu düşürme çabaları, tüketiciler için ekonomik belirsizliğe ve harcamalarda azalmaya yol açtı. Değişen ekonomiye uyum sağlamak, işletmelerin önümüzdeki yıllarda rekabetçi kalabilmeleri için hayati önem taşıyor. Tüm işletmelerin esnek olması ve tüketici talebini karşılamaları için hizmetlerini, ürünlerini ve pazarlama planlarını değiştirmeye hazır olması gerekebilir.

Diğer merkez bankalarının enflasyonu kontrol altına alma çabaları ekonomik büyümeyi azaltmaya devam ederken bu baskı tüm dünyada hissediliyor. IMF, gelecekte ekonomik büyümeyi potansiyel olarak engelleyebilecek faktörler arasında enflasyonun yüksek kalması veya daha da yükselmesi riski, Çin’in ekonomik toparlanmasının yavaşlaması ve daha da kısıtlayıcı ekonomi politikalarına yol açabilecek Ukrayna savaşının tırmanması olduğunu bildiriyor.

Tedarik zincirinde aksamalara neden olan küresel finansal baskılar, özellikle de Orta Doğu’daki İsrail-Filistin gerginliği ile birlikte Kızıldeniz’de yaşanan sıkıntılardan dolayı tedarik zincirine olan zararın büyümesi bekleniyor.

5. Devam eden tedarik sıkıntıları

Madenlerden ilaçlara, inşaat malzemelerinden market malzemelerine kadar dünyanın dört bir yanındaki malzeme tedariği küresel ekonomik krizden dolayı tüketici talebini karşılayamadı.
Tüketici güvenindeki değişiklikler, elektrifikasyona geçiş zorlukları ve küresel ekonomik hareketlilik gibi değişkenler, pazar beklentilerini temkinli ve belirsiz bir hale getirmeye devam edebilir.

6. Nakliye baskısının azalması

Nakliye gecikmeleri, darboğazlar, konteyner kıtlığı ve Rusya’nın Ukrayna’ya açtığı savaş son birkaç yılda deniz taşımacılığını büyük ölçüde etkiledi. Ancak 2024 daha olumlu geçebilir. International Cargo Express, 2024 yılında piyasaya girecek yeni kapasiteyle birlikte sektörün normale döneceğini, taşıyıcıların yeni prosedürlerle arzlarını dengeleyeceğini ve gemilerin daha güvenilir hale geleceğini öngörüyor. Ayrıca navlun oranlarında da istikrar sağlanabilir.

DHL, 2024 yılının ilerleyen dönemlerinde fiyatların sabitleneceğini öngörüyor. Yeni konteynerlerin pazara girmesiyle birlikte sektörün daha fazla kapasiteye ve programların güvenilirliğinde iyileşmeye sahip olacağını bildiriyor.

Allianz, dünya konteyner filosunun 2023 yılında %6,3 oranında büyüdüğünü ve 2024 yılında %8,1 oranında büyümeye devam edeceğini bildiriyor. Limanlardaki sıkışıklığın da hafiflediği düşünüldüğünde, arzın artması muhtemeldir.

Tedarik Zinciri Sorunlarıyla Baş Etme Yöntemleri

2024 yılına doğru ilerlerken, jeopolitik belirsizlik, ekonomik baskılar ve ESG talepleri, sürdürülebilirlik, hız, yanıt verebilirlik ve maliyet arasında daha iyi bir denge kurması gereken geleneksel tedarik zinciri modellerini yeniden düşünmeye zorluyor. Peki, işletmeler tedarik zinciri sorunlarını hafifletmek, tedarikçi ilişkilerini korumak ve uzun ömürlülüğü sağlamak için neler yapabilir?

1. Çeşitlilik

Sınırlı tedarikçilere güvenme zorunluluğu, COVID-19 sırasında ve sonrasındaki yıllarda işletmeleri savunmasız bıraktı. Çözüm ise, bu riski birden fazla tedarik zinciri kaynağına çeşitlendirmek.

Bir işletmenin tedarik kaynağını çeşitlendirme fikri teoride kulağa harika gelebilir. Ancak göründüğü kadar basit olmayabilir. Bu, işletmelerin ülkeye gelen belirli bir ürüne ne kadar ihtiyaç duyduklarına ve başka bir ülkede işgücü kurmaya başlayıp başlayamayacaklarına bağlıdır. Bu durumun da kendine özgü vergi sonuçları ve düzenlemeleri vardır. O alandaki rekabet de ne durumda? Bu faktörler tedarik zincirinizi çeşitlendirmeyi zor ama gerekli kılıyor.

2. Analitikler

Tüm işletmeler, analitiklerden yararlanan ve karar verme sürecini bilgilendirmek için tüketici verilerini kullanan dijital bir tedarik zinciri uygulamaya çalışmalıdır. İşletmeler, arzı gerçek zamanlı taleple uyumlu hale getirerek daha fazla ürünün zamanında teslim edilmesini sağlayabilir, olağanüstü müşteri hizmetleri sunabilir, depolama ve saklama gibi maliyetleri en aza indirebilir.

3. Yapay Zekâ ve Robotik

Tahminler, işletmelerin talep artışlarını, arz eksikliklerini ve öngörülemeyen olayları planlamasını sağladığından tedarik zinciri yönetiminde her zaman bir rol oynamıştır. Artık yapay zeka, büyük miktarda verilerden tahminlerin daha önce hiç olmadığı kadar hızlı ve doğru bir şekilde yapılmasına olanak tanıyor. Pandemi, beklenmedik durumlar için plan yapmanın ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Yapay zekâ (AI), temel bir risk yönetimi aracı olma potansiyeline sahiptir.

Dünyadaki işletmeler işçi kıtlığı ve enflasyonla boğuşmaya devam ederken, otomasyon ve robot teknolojilerine yöneliyorlar. Robotik fiyatları düşüyor ve yapay zekâ ile birleştiğinde güçlü ve uygulanabilir bir iş aracı haline gelebilir.

4. Diğer Teknolojiler

Tedarik zinciri boyunca yeni teknolojiler de kullanılıyor. 3D baskı, işletmelerin parçaları veya tüm ürünleri yazdırmasına ve yurtdışı tedarikçilere veya korunmasız tedarik zincirlerine olan bağımlılığı azaltmasına olanak tanıyor. Blok zinciri çözümleri de karmaşık ağlar boyunca daha fazla hesap verebilirlik ve yanıt verebilirlik sağlıyor. Blok zinciri teknolojisi, nakliye gibi önemli ölçüde belgeleme ve karmaşık prosedürler gerektiren bir sektörde süreçleri merkezileştirip kolaylaştırabilir.

Octet ile Tedarik Zinciri Performansınızı En Üst Düzeye Çıkarın

Octet’in tedarik zinciri finansmanı çözümleri, hangi tedarik zinciri sorunlarıyla karşı karşıya olursanız olun, işletmenizin finansal gelişmesini sağlar. Güvenli tedarik zinciri platformumuzla, nakit akışınızı hızlandırabilir, vadenizi yönetirken tedarikçilerinize ödemelerinizi gerçekleştirebilir ve tüm bunları Octet’in bankayı, alıcıyı, satıcıyı bir araya getiren TFS Platformu üzerinden kolayca gerçekleştirebilirsiniz. Emtia fiyatları ve döviz kurlarındaki dalgalanmaları yönetmek için kredi veya banka kartlarınızı kullanabilir ve sınır ötesi ödemelerinizi kolayca yapabilirsiniz.

Octet’in nakit akışınızı hızlandırmaya ve tedarik zinciri dinamiklerini iyileştirmeye nasıl yardımcı olabileceğini keşfetmek için ekibimizle bugün iletişime geçin.

Octet, sunduğu dijital tahsilat ve ödeme yöntemleri ile nakit döngüsünün alıcılar için uzun, satıcılar için kısa olmasını sağlayan bir tedarik zinciri yönetim ve finansman portalıdır. Başvuru linkine tıklayarak Octet avantajlarından hemen yararlanmaya başlayabilirsiniz.

Nakit Akışını Hızlandırmak İçin Yöntemler

Nakit akışı, bir işletmeye giren ve çıkan net para dengesini bir başka değişle giren ve çıkan paranın eşgüdümünü, dengesini ölçer. Girişler genellikle mal ve hizmet satışlarından elde edilen tutarlardan ve işin niteliğine göre yatırımlardan elde edilen gelirlerden oluşurken, çıkışlar faaliyetlerin gerçekleştirilmesi için yapılan tüm giderler ve borç ödemelerinin tamamıdır. Şirketlerin nakit girişleri nakit çıkışlarından çok daha fazla olsa bile nakit girişlerin nakit çıkışlarından daha geç gerçekleşmesi nakit akış dengesini bozar, şirketlerin nakit sıkıntısı çekmesine neden olur. Bu nedenle nakit girişlerinin zamanlaması ile nakit çıkışlarının zamanlaması eşgüdümlü ve dengeli olmalıdır. Hatta nakit girişlerinin zamanlamasını daha erkene çekebilmek şirketlerin nakit akışını hızlandıracaktır. Nakit akışı yönetimine sofistike bir yaklaşım benimseyerek nakit akışını optimize etmek, verimli iş operasyonu için çok önemlidir. Bu stratejiler ve en iyi uygulamalar, nakit akışı yönetiminizi optimize etmenize ve dolayısıyla nakit akışınızı eşgüdüm içinde dengeli yönetmenize yardımcı olabilir. Sağlıklı ve dengeli nakit akışı, işletmelerin finansal risklerden kaçınmalarına ve büyüme potansiyellerini en iyi şekilde gerçekleştirmelerine yardımcı olur.

İşte Nakit Akışını İyileştirmeniz için 5 Yöntem

1. Müşteri İlişkilerinizi Yönetin

Alacak hesaplarının yönetimi için iyi müşteri ilişkileri esastır. Müşterilerinizle iyi bir ilişkiniz varsa, ödemeyle ilgili bir sorun olduğunda her iki taraf için de işe yarayan bir çözüm bulmak adına sizinle çalışmaları daha olasıdır. Müşterilerinizle iletişim halinde olduğunuzdan ve hesap durumları hakkında onları güncel tuttuğunuzdan emin olun. Ödemelerinin vadesi gelmeden önce dostça hatırlatmalar gönderin ve ödeme zamanı geçtikten sonra takip edin. Müşteri ilişkilerinizi iyi yönettiğinizde, zamanında ödeme alma olasılığınız artar. Müşteri ilişkilerinizi yönetmenize yardımcı olması için CRM yazılımını da kullanabilirsiniz. CRM yazılımı, hatırlatıcıların gönderilmesi ve takipler de dahil olmak üzere, alacak hesaplarının yönetimiyle ilgili birçok görevi otomatik hale getirebilir. Üstelik tüm bunları Octet’in tahsilat ürünleriyle otomatikleştirebilirsiniz.

2. Dijitalleşme ile Nakit Akışını Hızlandırın

İşletmenizin nakit akışını iyileştirmenin ilk adımı, nakit hareketlerini görünür kılmak için teknolojiden yararlanmaktır. Bu yaklaşım, işletmenizin envanteri daha hızlı bir şekilde gelire dönüştürmek için ilgili önlemleri alarak nakit dönüşüm döngünüzü yönetmenizi sağlayacaktır. Nakitteki bu artış, yeni girişimleri değerlendirmenize yardımcı olacaktır. Sistemlerinize gelişmiş dijital teknolojileri entegre edin. Yapay zekâ, analitik, API’ler ve büyük veri gibi gelişmiş teknolojilerin uygulanması, nakit yönetimi sürecinizi daha da kolaylaştırabilir.

3. Satışı Düşük Olan Ürünler İçin Envanterinizi İnceleyin

Envanterinizde çok uzun süre kalan öğeler kar elde etmenize yardımcı olmaz. Hareket etmeyen herhangi bir ürün, onu ilk etapta satın almanın maliyetlerini karşılamaz. Ayrıca satılmayan envantere hizmet verirken depolama veya diğer bakım maliyetleri nedeniyle para kaybedebilirsiniz. Satmayan mallarınız varsa uzun vadede size maliyeti olabilir. Muhtemel bir çözüm, satış elde etmek için durgun ürünlerin fiyatlarını düşürmektir. Büyük bir kar elde edemeseniz bile, alanı boşaltmak, müşterilerin ilgisini çekme olasılığı daha yüksek olan envanteri stoklamanıza olanak tanır. Daha sonra, düşük satılan malları yeniden stoklamamayı seçebilirsiniz.

4. Verimlilik İçin İşlemleri Kolaylaştırın

Günlük operasyonlarda verimliliği artırarak azaltılabilen maliyetler nakit akışının iyileşmesine yardımcı olabilir. Örneğin şirketler, verimliliği en üst düzeye çıkarmak ve monoton görevlere olan ihtiyacı en aza indirmek için, özellikle tedarik zinciri operasyonlarında otomasyondan yararlanabilir. Görevleri otomatik yazılım çözümlerine devretmek, insan hatası riskini en aza indirebilir, tedarik zinciri görünürlüğünü ve müşteri memnuniyetini artırabilir.

5. Güçlü Tedarikçi İlişkilerine Öncelik Verin

Güçlü tedarikçi ilişkileri, sağlıklı bir tedarik zincirinin temelidir ve bu ilişkilere öncelik vermek, şirketin dayanıklılığını ve büyümesini olumlu yönde etkileyebilir. Kısa vadede, daha iyi ödeme koşulları nakit akışında iyileşmelere yol açabilir. Uzun vadede daha güçlü ilişkiler, gecikmeleri, anlaşmazlıkları ve kalite sorunlarını en aza indirebilir.

Bu yaklaşımın anahtarı, işletme için en önemli olan tedarikçileri belirlemektir. Bir işletme, tedarikçi bilgi yönetimi sistemi gibi merkezi bir araç kullanarak tedarikçilerini yönetebilir ve modern bir şekilde daha üretken ilişkiler geliştirebilir.

Octet, sunduğu dijital tahsilat ve ödeme yöntemleri ile nakit döngüsünün alıcılar için uzun, satıcılar için kısa olmasını sağlayan bir tedarik zinciri yönetim ve finansman portalıdır. Başvuru linkine tıklayarak Octet avantajlarından hemen yararlanmaya başlayabilirsiniz.

Tahsilat Yöntemlerindeki En Son Trendler

2022, işe alımların dondurulduğu, faiz oranlarının artırıldığı ve enflasyonu büyük ölçüde etkileyen tedarik zinciri sorunlarının yılı oldu. Değişen tüketici davranışı ve talepleri ile 2023 ise borçlarınızı başarılı bir şekilde geri alabilmeniz için tahsilat stratejilerinizi geliştirme yılı olmaya aday. Tahsilatlarınızı kolaylaştırmak, nakit akışınızı en üst düzeye çıkarmak ve müşterilerinizle sağlıklı bir ilişki sürdürmek için işletmenizin uygulaması gereken tahsilat trendlerine bir göz atalım.

1. Müşteri İhtiyaçlarını Karşılamak İçin Özelleştirme

Müşterilerin ihtiyaçlarına uyum sağlamak ve çözümler üretebilmek kritik öneme sahip. Finansal geçmişleri ne olursa olsun geçmişte tüm müşterilere standartlaştırılmış geri ödeme planları benzer şekillerde sunuluyordu. Veri analitiği , yapay zeka (AI) ve makine öğrenimi (ML) gibi yeni teknolojiler sayesinde kişiselleştirmeler artık mümkün hale geldi. Her müşteriye tercih ettikleri kanal aracılığıyla kişiselleştirilmiş geri ödeme planları sunmak için; geçmiş, sosyal ve davranışsal müşteri verilerinden yararlanmanız çok önemli.

Ödemeleri tahsil etme şansınızı artırmak için:

  • Son ödeme tarihlerini değiştirin
  • Minimum ödemeleri kabul edin
  • Esnek ödeme planları sunun
  • Empati yapın ve güveninizi gösterin

2. Verimliliği Artırmak İçin Otomasyon

Geleneksel borç tahsilatı yöntemleri, tahsildarların süreci başlatmak için müşterileri bireysel olarak aramasıyla manuel bir şekilde gerçekleşiyordu. Günümüzde verimli bir otomatik borç tahsilatı yazılımı olmadan çalışmanın bazı dezavantajları mevcut. İnsan hatalarına yol açan manuel ödeme durumu ve etkinlik güncellemeleri, dil engelleri ve müşteriler ile şirket içi ekipler arasındaki kopuk iletişim bu dezavantajlardan bazıları. Borç tahsilatı otomasyonu, tahsilat süresini ve tahsilat verimliliğini artırırken bu zorlukların üstesinden gelmeye yardımcı oluyor.

Verimli bir otomatik borç tahsilatı yazılımı size şu konularda yardımcı olabilir:

  • Borç tahsilat girişimlerini izleyen akıllı raporlar ve iç görüler sunan kapsamlı veri analitiğine erişim sağlayarak borç tahsilat verimliliğini artırma
  • Borç tahsilat ekibinin manuel görevlerini azaltma ve diğer görevlere odaklanmak için zaman kazandırma
  • Müşterilere borçlarını geri ödemeleri için birden fazla iletişim kanalı ve esnek self-servis seçenekleri sunma
  • İşletme giderlerini azaltma

3. Uluslararası Borç Tahsilatı

Günümüzde küresel ekonominin büyümesiyle birlikte, uluslararası borç tahsilatı da önemli bir konu haline geldi. Şirketler, sınır ötesi iş yapmaları nedeniyle farklı ülkelerde bulunan müşterilerinden alacaklarını tahsil etmek zorunda kalabiliyor. Ancak bu durum, farklı yasal düzenlemeler, yönetmelikler ve kültürel farklılıklar gibi zorlukları da beraberinde getiriyor. Bu noktada uluslararası hizmet veren borç tahsilatı kurumları, alacaklı şirketlerin itibarını korumak ve müşteri ilişkilerini sürdürmek için profesyonel bir yaklaşım sunuyor. Küresel uyumluluk ve uzmanlık becerileri tahsilat şirketlerinin olmazsa olmaz özelliklerinden.

4. Çok Kanallı İletişim

Geleneksel iletişim yöntemlerinin yanı sıra dijital kanalların da kullanıldığı bir iletişim stratejisi olan çok kanallı iletişim, tahsilat sürecinde müşterilerle çeşitli iletişim kanallarını kullanarak etkileşimde bulunma yaklaşımını ifade ediyor. Bu strateji, müşterilere ödeme hatırlatmaları, ödeme bilgileri ve ödeme seçenekleri sunma amacıyla çeşitli iletişim araçlarını kullanmayı içeriyor.

Kullanılabilecek iletişim araçlarını aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz:

  • E-posta: Ödeme hatırlatmaları için müşterilere e-posta göndermek.
  • SMS: Kısa mesajlar ile daha hızlı ve anında iletişim avantajını yakalamak
  • Mobil uygulamalar: Şirketlerin kendi mobil uygulamaları üzerinden müşterilerin ödeme geçmişini görüntülemelerini sağlamak
  • Canlı sohbet: Web siteleri veya mobil uygulamalar üzerinde canlı sohbet özelliği sunarak müşterilerin anlık olarak sorularını sormasını sağlamak
  • Sosyal medya: Sosyal medya hesaplarını kullanarak müşteri taleplerini yanıtlamak

5. UX/UI’ye Daha Fazla Odaklanma

Finans kuruluşları, esnek ödeme seçenekleriyle donatılmış bir borç tahsilat sistemi uygulayarak sorunsuz bir müşteri deneyimi yaratabilir, müşterileriyle uzun vadeli bir ilişki sürdürebilir. Kullanıcı deneyimi (UX) ve kullanıcı ara yüzü (UI) tasarımı bu noktada devreye giriyor. Fintekler, UX/UI’ye daha fazla odaklandıkları için hızlı bir başarı elde ettiler. Tahsilat söz konusu olduğunda kullanıcı deneyimi, borçlarınızı başarıyla telafi etmek ile vadesi geçmiş müşterileri takip etmek için haftalar harcamak zorunda kalmak arasındaki farkı oluşturabilir. Bunu doğru şekilde yaparak, geri ödeme oranlarınızı dönüştürebilir ve marka sadakatini artırabilirsiniz.

6. NFC (Near-Field Communication)

Near-Field Communication’ın kısaltması olan NFC, telefon ve akıllı saat gibi cihazların diğer cihazlarla küçük veri alışverişi yapmasına ve nispeten kısa mesafelerde NFC donanımlı kartları okumasına olanak tanıyan bir teknolojidir. NFC’nin arkasındaki teknoloji, muhtemelen ofisinize veya spor salonuna girmek için zaten kullandığınız güvenlik kartlarında ve anahtarlıklarda yaygın olarak kullanılan radyo frekansıyla tanımlamaya (RFID) çok benzer. Aslında NFC, RFID’nin daha gelişmiş özellikler ve daha iyi güvenlik sunan bir evrimidir, ancak iki teknoloji hala pek çok ortak noktayı paylaşmaktadır. Mobil ödemelerde de kullanılan bu teknoloji, bir mobil cüzdanın veya etkinleştirilmiş bir kredi veya banka kartının müşteriden perakendeciye şifreli ödeme bilgileri göndermek için bir ödeme terminaliyle kablosuz olarak iletişim kurduğu bir temassız ödeme yöntemi biçimidir. NFC özellikli kartlarda yan WiFi simgesine benzeyen bir simge bulunur ve yaygın olarak kullanılan mobil cüzdanlar arasında Apple Pay ve Google Pay yer alır.

7. Gömülü Finans (Embedded Finance) Nedir?

Gömülü finans, finansal hizmetlerin finansal olmayan tekliflere entegrasyonudur. Gömülü finans örnekleri arasında sigorta sağlayan bir e-ticaret satıcısı, tek tıklamayla ödeme sunan bir kahve dükkanı uygulaması veya bir büyük mağazanın markalı kredi kartı yer alabilir. Etkili gömülü finans çözümleri, ister kredi, ister ödeme programı, sigorta planı veya ödeme yapmanın kolay yolu olsun, ihtiyaç duydukları finansal seçenekle müşteriyi bulunduğu yerde karşılar.

Havayolu kredi kartları, araç kiralama sigortası ve yüksek fiyatlı ürünler için ödeme planları gibi bazı yerleşik finansal hizmetler bir süredir ortalıkta dolaşıyor. Artık e-ticaret perakendecileri, müşterileri bir bankaya yönlendirmeden bankacılık hizmetlerini doğrudan web siteleri üzerinden sunduklarından, gömülü finans çevrimiçi olarak yaygınlaşıyor. Bu olgu, finansal hizmetleri finansal olmayan şirketlerin kullanıcı deneyimine yerleştirmek için API entegrasyonlarını kullanan üçüncü taraf ‘hizmet olarak bankacılık’ şirketleri tarafından mümkün kılınmaktadır.

Octet, sunduğu dijital tahsilat ve ödeme yöntemleri ile nakit döngüsünün alıcılar için uzun, satıcılar için kısa olmasını sağlayan bir tedarik zinciri yönetim ve finansman portalıdır. Başvuru linkine tıklayarak Octet avantajlarından hemen yararlanmaya başlayabilirsiniz.