Tedarik Zinciri: 2024 Yılı Trendleri ve Öngörüleri

Küresel tedarik zincirlerinin yenilikçi çözümler gerektiren çok sayıda zorlukla karşı karşıya kalmaya devam ettiğine şüphe yok. 2024’e doğru ilerlerken, kesintiler, devam eden küresel gerilimler, enflasyonist baskılar, tedarik belirsizliği ve çevresel kaygılar, şirketleri geleneksel tedarik zinciri modellerini yeniden değerlendirmeye zorluyor.

Peki, şirketlerin ve küresel ticaret ortaklarının gelecekte karşılaşacağı tedarik zinciri sorunları nelerdir? Tedarik zincirlerinin 2024 ve sonrasında karşılaşacağı zorluklara gelin göz atalım.

İşte 2024’te Karşımıza Çıkacak Global Tedarik Zinciri Trendleri ve Sorunları

1. Döngüsel tedarik zincirleri

Üreticiler, 2024 yılına girerken döngüsel bir tedarik zinciri modeline doğru ilerlemeye devam ediyor. Gartner, 2023 yılında teknoloji donanım satıcılarının ürünlerinin %20’sinin döngüsel girişimlerle ilişkili olduğunu bildiriyor. Bu rakam 2030 yılına kadar %80’e yükselecek. Çeşitli sektörlerdeki işletmeler ömrünü tamamlamış ürünleri yeniden kullanma ve yeniden üretme arayışında olduğundan, teknoloji donanımı sektöründeki satıcılar ürünlerinin çevresel etkilerini azaltma konusunda özellikle bilinçli olacaklardır.

Her işletmenin daha sürdürülebilir bir tedarik zinciri oluşturmaya odaklandığı farklı bir konu olabilir. Bazıları için bu, ambalajı daha sürdürülebilir hale getirmekle ilgilidir. Diğerleri ürüne odaklanıp, geri dönüştürülmüş malzemeleri üretim süreçlerine dahil edebilir. Bazı işletmeler ise ürün ömürlerini uzatmak için ürünlerini onarabilir, yenileyebilir ve geri dönüştürebilir.

2. Devam eden beceri yetersizlikleri

Dağıtım sektöründe çalışanlar, üretim ve hizmet sunumunu etkileyen yetenek sıkıntısı yaşamaya devam ediyor. Şirketler, çalışanların sistemlere kolay ve güvenli bir şekilde erişmesine yardımcı olmak için teknolojiyi kullanmak, rutin görevleri otomatikleştirmek ve çalışanları çekmek ve elde tutmak için olumlu bir çalışma kültürü oluşturmak zorunda.

Beceri eksikliği ve artan işgücü maliyetleri çıktıyı etkilemeye devam ettikçe, marjlar azalıyor ve işletmeler rekabetçi kalabilmek için yapay zekâ, dijital işlemler, robotik ve otomasyona bakmak zorunda kalacaklar.

3. Artan tüketici baskıları

Geleneksel tedarik zincirleri bir işletme ile tedarikçileri arasındaki bir ilişki iken son zamanlarda bu ilişkiyi karmaşık hale getiren aktif bir unsur ortaya çıktı. Bu da tüketici oldu. Forbes’a göre, dijitalleşme sayesinde tüketiciler artık ürünlerin nasıl üretildiğinin, nereden geldiğinin ve kendilerine sunulan diğer seçeneklerin daha fazla farkında olarak yaşıyor. Bu yeni ilişki, tedarik zinciri yönetimine daha da karmaşıklık katıyor. Bu durum dijitalleşmenin artmasıyla gelecekte daha da artabilir.

4. Yüksek enflasyon ve ekonomik istikrarsızlık

Merkez Bankası’nın çok sayıda istikrarlı faiz artırımı yoluyla enflasyonu düşürme çabaları, tüketiciler için ekonomik belirsizliğe ve harcamalarda azalmaya yol açtı. Değişen ekonomiye uyum sağlamak, işletmelerin önümüzdeki yıllarda rekabetçi kalabilmeleri için hayati önem taşıyor. Tüm işletmelerin esnek olması ve tüketici talebini karşılamaları için hizmetlerini, ürünlerini ve pazarlama planlarını değiştirmeye hazır olması gerekebilir.

Diğer merkez bankalarının enflasyonu kontrol altına alma çabaları ekonomik büyümeyi azaltmaya devam ederken bu baskı tüm dünyada hissediliyor. IMF, gelecekte ekonomik büyümeyi potansiyel olarak engelleyebilecek faktörler arasında enflasyonun yüksek kalması veya daha da yükselmesi riski, Çin’in ekonomik toparlanmasının yavaşlaması ve daha da kısıtlayıcı ekonomi politikalarına yol açabilecek Ukrayna savaşının tırmanması olduğunu bildiriyor.

Tedarik zincirinde aksamalara neden olan küresel finansal baskılar, özellikle de Orta Doğu’daki İsrail-Filistin gerginliği ile birlikte Kızıldeniz’de yaşanan sıkıntılardan dolayı tedarik zincirine olan zararın büyümesi bekleniyor.

5. Devam eden tedarik sıkıntıları

Madenlerden ilaçlara, inşaat malzemelerinden market malzemelerine kadar dünyanın dört bir yanındaki malzeme tedariği küresel ekonomik krizden dolayı tüketici talebini karşılayamadı.
Tüketici güvenindeki değişiklikler, elektrifikasyona geçiş zorlukları ve küresel ekonomik hareketlilik gibi değişkenler, pazar beklentilerini temkinli ve belirsiz bir hale getirmeye devam edebilir.

6. Nakliye baskısının azalması

Nakliye gecikmeleri, darboğazlar, konteyner kıtlığı ve Rusya’nın Ukrayna’ya açtığı savaş son birkaç yılda deniz taşımacılığını büyük ölçüde etkiledi. Ancak 2024 daha olumlu geçebilir. International Cargo Express, 2024 yılında piyasaya girecek yeni kapasiteyle birlikte sektörün normale döneceğini, taşıyıcıların yeni prosedürlerle arzlarını dengeleyeceğini ve gemilerin daha güvenilir hale geleceğini öngörüyor. Ayrıca navlun oranlarında da istikrar sağlanabilir.

DHL, 2024 yılının ilerleyen dönemlerinde fiyatların sabitleneceğini öngörüyor. Yeni konteynerlerin pazara girmesiyle birlikte sektörün daha fazla kapasiteye ve programların güvenilirliğinde iyileşmeye sahip olacağını bildiriyor.

Allianz, dünya konteyner filosunun 2023 yılında %6,3 oranında büyüdüğünü ve 2024 yılında %8,1 oranında büyümeye devam edeceğini bildiriyor. Limanlardaki sıkışıklığın da hafiflediği düşünüldüğünde, arzın artması muhtemeldir.

Tedarik Zinciri Sorunlarıyla Baş Etme Yöntemleri

2024 yılına doğru ilerlerken, jeopolitik belirsizlik, ekonomik baskılar ve ESG talepleri, sürdürülebilirlik, hız, yanıt verebilirlik ve maliyet arasında daha iyi bir denge kurması gereken geleneksel tedarik zinciri modellerini yeniden düşünmeye zorluyor. Peki, işletmeler tedarik zinciri sorunlarını hafifletmek, tedarikçi ilişkilerini korumak ve uzun ömürlülüğü sağlamak için neler yapabilir?

1. Çeşitlilik

Sınırlı tedarikçilere güvenme zorunluluğu, COVID-19 sırasında ve sonrasındaki yıllarda işletmeleri savunmasız bıraktı. Çözüm ise, bu riski birden fazla tedarik zinciri kaynağına çeşitlendirmek.

Bir işletmenin tedarik kaynağını çeşitlendirme fikri teoride kulağa harika gelebilir. Ancak göründüğü kadar basit olmayabilir. Bu, işletmelerin ülkeye gelen belirli bir ürüne ne kadar ihtiyaç duyduklarına ve başka bir ülkede işgücü kurmaya başlayıp başlayamayacaklarına bağlıdır. Bu durumun da kendine özgü vergi sonuçları ve düzenlemeleri vardır. O alandaki rekabet de ne durumda? Bu faktörler tedarik zincirinizi çeşitlendirmeyi zor ama gerekli kılıyor.

2. Analitikler

Tüm işletmeler, analitiklerden yararlanan ve karar verme sürecini bilgilendirmek için tüketici verilerini kullanan dijital bir tedarik zinciri uygulamaya çalışmalıdır. İşletmeler, arzı gerçek zamanlı taleple uyumlu hale getirerek daha fazla ürünün zamanında teslim edilmesini sağlayabilir, olağanüstü müşteri hizmetleri sunabilir, depolama ve saklama gibi maliyetleri en aza indirebilir.

3. Yapay Zekâ ve Robotik

Tahminler, işletmelerin talep artışlarını, arz eksikliklerini ve öngörülemeyen olayları planlamasını sağladığından tedarik zinciri yönetiminde her zaman bir rol oynamıştır. Artık yapay zeka, büyük miktarda verilerden tahminlerin daha önce hiç olmadığı kadar hızlı ve doğru bir şekilde yapılmasına olanak tanıyor. Pandemi, beklenmedik durumlar için plan yapmanın ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Yapay zekâ (AI), temel bir risk yönetimi aracı olma potansiyeline sahiptir.

Dünyadaki işletmeler işçi kıtlığı ve enflasyonla boğuşmaya devam ederken, otomasyon ve robot teknolojilerine yöneliyorlar. Robotik fiyatları düşüyor ve yapay zekâ ile birleştiğinde güçlü ve uygulanabilir bir iş aracı haline gelebilir.

4. Diğer Teknolojiler

Tedarik zinciri boyunca yeni teknolojiler de kullanılıyor. 3D baskı, işletmelerin parçaları veya tüm ürünleri yazdırmasına ve yurtdışı tedarikçilere veya korunmasız tedarik zincirlerine olan bağımlılığı azaltmasına olanak tanıyor. Blok zinciri çözümleri de karmaşık ağlar boyunca daha fazla hesap verebilirlik ve yanıt verebilirlik sağlıyor. Blok zinciri teknolojisi, nakliye gibi önemli ölçüde belgeleme ve karmaşık prosedürler gerektiren bir sektörde süreçleri merkezileştirip kolaylaştırabilir.

Octet ile Tedarik Zinciri Performansınızı En Üst Düzeye Çıkarın

Octet’in tedarik zinciri finansmanı çözümleri, hangi tedarik zinciri sorunlarıyla karşı karşıya olursanız olun, işletmenizin finansal gelişmesini sağlar. Güvenli tedarik zinciri platformumuzla, nakit akışınızı hızlandırabilir, vadenizi yönetirken tedarikçilerinize ödemelerinizi gerçekleştirebilir ve tüm bunları Octet’in bankayı, alıcıyı, satıcıyı bir araya getiren TFS Platformu üzerinden kolayca gerçekleştirebilirsiniz. Emtia fiyatları ve döviz kurlarındaki dalgalanmaları yönetmek için kredi veya banka kartlarınızı kullanabilir ve sınır ötesi ödemelerinizi kolayca yapabilirsiniz.

Octet’in nakit akışınızı hızlandırmaya ve tedarik zinciri dinamiklerini iyileştirmeye nasıl yardımcı olabileceğini keşfetmek için ekibimizle bugün iletişime geçin.

Octet, sunduğu dijital tahsilat ve ödeme yöntemleri ile nakit döngüsünün alıcılar için uzun, satıcılar için kısa olmasını sağlayan bir tedarik zinciri yönetim ve finansman portalıdır. Başvuru linkine tıklayarak Octet avantajlarından hemen yararlanmaya başlayabilirsiniz.