Tedarik Zincirlerini İşler Tutmak

Pandemi ortamında hükümetlerin en önemli ekonomik konularından biri de tedarik zincirlerini işler halde tutmaktır. Bu sayede işsizliğin ve ekonomik daralmanın önüne geçilebilmektedir. Henüz yaşamakta olduğumuz pandemi ortamında genele baktığımızda, çoğu gelişmiş ülkede hükümetlerin bunu başardığını görmekteyiz.

Her işletme bir şeyler satın alır ve bir şeyler satar. Yoktan var olmaz, vardan yok olmaz misali. Her işletme aynı zamanda bir zincirin halkasıdır. Bu halkalardan biri koparsa, tüm zincir işlevini yitirir ve kopar. Ekonomik faaliyet, aslında bu zincirlerden oluşuyor. Bir zinciri oluşturan bir işletme, o zincirin dışından da satın alabilir, o zincirin dışına da satabilir. Gerçek hayatta, bir işletme birden fazla zincirin halkası da olmaktadır. Böylelikle zincirlerden oluşan karmaşık bir ekonomik ilişkiler ortamı ortaya çıkmaktadır. Ekonomik sıkıntıların oluştuğu durumlarda, ekonomi yönetimlerinin en önemli görevlerinin başında, bu zincirleri işler halde tutmak için gerekli önlemleri almak gelir. Çünkü zinciri oluşturan halkalardan biri devre dışı kaldığında, birden fazla zincir kopacaktır.

Yıllar önce büyük bir otomotiv firmasının batan bir tedarikçisini, zincirin kopmasını engellemek için, bir gecede aldığı ani bir kararla satın almak zorunda kaldığı haberini hatırlıyorum.

Bir tedarik zincirinde mallar bir yöne akarken, para da diğer yöne akmaktadır. Malların akışı, para akışına bağlıdır. O nedenle, bu zincirlere parasal kaynakları da eklemek gerekir. Bunlar işletmelerin kendi işletme sermayeleri de olabilir, tahsilat ve ödeme arasındaki vade uyumsuzluklarını kapatmak için borçlanma kaynakları da olabilir.

Bu karmaşık tedarik zincirleri artık dijital platformlar üzerinden yönetiliyor. Octet Portal, dünyadaki en önde gelen örneklerdendir. Octet Portal, finansal kaynakların entegre edildiği bir tedarik zinciri yönetimi ve finansmanı portalıdır. Mallar bir yöne giderken, entegre edilmiş çeşitli kaynaklardan elde edilen fonlar da garantili ve süratli bir şekilde satıcıların hesaplarına akmaktadır.
 
Octet Portal sayesinde tedarik zincirinizin parasal akışlarını garanti edebilir, zincirin sıkıntılı ekonomik ortamlarda dahi sağlıklı işlemesini güvence altına alırsınız.

Yazar: Dr. Selim Seval – Yönetim Kurulu Başkanı

Octet Blog’daki diğer yazıları okumak için https://www.octet.com.tr/blog/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

Meslek seçiminde gençlere öğütler

Eskiden, büyüklerin küçüklere sıkça sorduğu bir soru vardı. “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” Bu soruyu soranlar “Doktor olmak istiyorum, mühendis olmak istiyorum” yanıtını duymak isterlerdi. Belki de daha eskilerde, gençlerin amaçları arasında devlet memuru olup, hayatları boyunca sakin ve çalkantısız bir yaşam sürdürmek vardı.

Bugün, benim çocuklara ne okumaları gerektiği konusundaki tavsiyem; yeteneklerine göre tıp, mühendislik ve mimarlık gibi klasik mesleki konuların dışında matematik okumaları yönünde. Çünkü matematik okurlarsa sonrasında ne isterlerse o konuya yönelebilirler. Matematik, her şeyin temelinde var; günümüzün en gözde meslekleri yazılım, mühendislik, analitik, finans gibi alanların temelinde hep matematik yatmakta.

Üniversitede üçüncü ve dördüncü sınıflara finans dersleri verdiğim için kaçınılmaz olarak yıllardır öğrencilerim bana hep sordular: “Hocam nasıl bir kariyer yapmamı önerirsiniz?”

Bu soruya yanıtım, doğal olarak zaman içinde hep değişim gösterdi. Bir dönem danışmanlık, bir dönem bankacılık hep ön plandaydı. Şimdilerde mutlaka teknoloji ile iç içe olacakları bir kariyer yapmalarını öneriyorum. Bu bir finansal kuruluşun içinde olabilir veya bir Fintech’in içinde veya bir süre sonra kendi başlatacakları bir girişimin içinde. Günümüzde sadece finansal konular değil, yaşantımızın her alanı dijitalleşirken, gençlerin bu gelişmelere seyirci değil, bu gelişmelerin içinde olmaları gerekir diye düşünüyorum.

Büyüyünce ne olmak istiyorsun sorusuna benim yanıtım, “tren”ci olmakmış.

Yazar: Dr. Selim Seval – Yönetim Kurulu Başkanı

Octet Blog’daki diğer yazıları okumak için https://www.octet.com.tr/blog/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

Teknoloji sektörünün erkek egemen dünya algısını kadın istihdamı değiştirecek

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’nün Ocak 2021’de yayımladığı “Türkiye’de Kadın” konulu rapora göre birçok alanda alınan ve alınmakta olan tedbirlerle kadınların daha iyiye gidiş sürecinde gelişme olduğu gözlenebiliyor. Yine de halen ülkemizde kadının iş gücüne katılma oranı %34,2 iken işverenlerin sadece %8,7’sinin kadın olduğu görülüyor.

Octet Türkiye Genel Müdürü Derya Ekemen Fidan, tüm reklamlar, tüm söylemler, her cephede uygulamaya koyulan istihdamını artırmaya dönük planlar kadına yönelik. Peki ya bugünkü kadın gerçeğimiz nedir toplum olarak? sorusunun cevabını vererek, kadın istihdamına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Kadınların sosyal ve duygusal zekası, sosyal becerisi, yaratıcılığı, hoş̧ görülü yaklaşımı, dikkatli ve detaycı planlama, organizasyon ve yönetim becerileri ve ikna yeteneği kabiliyetleri göz önüne alındığında teknoloji sektöründe kadın istihdamında cinsiyet eşitliğinin sağlanması kaçınılmazdır. Teknoloji sektörünün erkek egemen bir dünya olduğunun algısını da değiştirmek için sektördeki işverenlerin ve yöneticilerin kadın liderlerin sayısını arttırmak için kadınlara eşit fırsatlar vermesi etkili olacaktır. Böylece sektörde kadın erkek dengesi sağlanabilecektir. Tabii bu konuda tek sorumluluk sektörde de olmamalı. Teknoloji sektöründe çalışmak isteyen kadın yaratıcılığına, çözüm üretme yeteneğine, sosyal ve organizasyonel yeteneklerine inanmalı sürekli katma değer üretmeye odaklanmalıdır. Aynı zamanda konu devlet politikalarıyla da desteklenmeli ve konuya yatırım yapılmalı, eğitim politikaları yenilenmeli gerektikçe düzenlenmeli ve değiştirilmelidir. İşte bu durumda teknolojide kadın istihdamının artması kaçınılmaz olacaktır.

Okuma yazma konusunda atılan onca adıma rağmen TÜİK 2019 raporlarına göre halen ülkemizde 1 milyon 738 bin 389 kadının okuma yazma bilmediğini öğreniyoruz. Her ne kadar gönül sıfır olmasını istese de 6-24 yaş grubunda okuma-yazma bilmeyen kadın sayısının 9 bin 566 olmasını iyi haber olarak değerlendirmek mümkün. Yine de 6 yaş ve üstü kadın nüfus içerisinde okuma yazma bilmeyenlerin oranının %4,7, erkek nüfus içinde bu oranın %0,7 olması eğitimde cinsiyet eşitsizliği gözler önüne sermektedir.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’nün bahsi geçen raporuna göre üniversitelerde kadın akademisyenlerin oranı %50,32, profesörlerin %31,95; doçentlerin %39,71; doktor öğretim üyelerinin %44,03, araştırma görevlilerinin ise %50,85’i kadın. Bu durum adil gibi dursa da 196 üniversitenin yalnızca 19’unun rektörü kadın; kadın dekan oranının ise sadece %20,05 olduğunu okumak akademisyenlikte de cinsiyet eşitsizliğini net olarak göstermektedir. Okul öncesi öğretmenlerinin %94,4’ünü, ilkokul öğretmenlerinin %64’ünü kadınlar oluştururken 81 İl Milli Eğitim Müdürü’nün üçü; 825 İlçe Millî Eğitim Müdürü’nün 12’si; 30 bin 832 okul müdürünün ise sadece 2 bin 904’ünün kadın olması tam bir hayal kırıklığı yaratıyor.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre Türk bankacılık sisteminde 32‘si mevduat, 14‘ü kalkınma ve yatırım, 6‘sı katılım bankaları ve 2‘si TMSF bünyesindeki bankalar olmak üzere 54 banka faaliyet gösteriyor. 54 bankanın sadece 4 kadın genel müdürü var. Bankacılık sektöründe kadın istihdam oranı %51 olmasına rağmen sektördeki yönetim kurulu üyelerinin yaklaşık %10’u kadınlardan oluşmaktadır. Bu istatistiki gerçeklere göre bankalardaki işleri kadınlar yaparken, yönetimini erkekler yapmaktadır. Kadın istihdamının yukarıda bahsi geçen rapora göre %27’si Bankacılık ve Sigorta sektörü için çalışırken sizce bu rakamlar adil midir? Octet Express Ödeme Kuruluşu’nun bulunduğu fintech sektörü ile ilgili bir araştırma olmamasına rağmen teknoloji sektörünün verileri fintech sektörü kadın istihdamına ışık tutacak.

Öncelikle sizce kadından mühendis olur mu? Küçüklükten bu yana kodlanıyoruz. Alınan oyuncaklar, oynadığımız ya da oynamaya yönlendirildiğimiz oyunlar, gördüğümüz ve gösterilen rol modeller ile kodlanıyoruz. Seçeceğimiz mesleklerin hepsinin yüce meslekler olduğunu düşünsem de yönlendirmenin daha çok öğretmen, hemşire, doktor, gibi daha çok toplumun kadına yakıştırdığı mesleklere doğru olduğunu ya yaşadık ya da gözledik. Mühendis, tamirci, şoför, futbolcu olmak isteyen bir kadının yine toplumun erkeğe yakıştırdığı bir mesleğe yönelmesi zorlu bir mücadele sonrası gerçekleşebilmiştir. Teknoloji de aslında kadının görece savaş vererek var olmaya çalıştığı sektörlerden biridir. Tüm kodlamalara, yönlendirmelere, toplum baskısına rağmen hayatın tüm alanlarında olduğu gibi kadınlar, teknolojide kendilerini var etmeyi ve bu sektörde varlıklarını artırmayı başarmış ve başarısını artırmaya devam etmektedir.

Deloitte Türkiye ve TÜBİSAD iş birliği ile yapılmış̧ “Teknoloji Sektöründe Kadın” araştırmasına göre ankete katılan kadınların %96’sı üniversite ve üstü seviyede eğitime sahip olmasına rağmen sadece %6’sının C seviyesinde olduğu ve %14’ünün kıdemli yönetici olduğunu görülmektedir. Söz konusu rapora göre ülkemizde kadınlar teknoloji sektöründe yetersiz temsil edildiklerini (kadın istihdamının %7’si) sektörün erkek egemen bir sektör olduğunu düşünüyorlar. Bu durum dünyada da yapılan araştırmalara göre aynı sektörde kadın istihdam oranının %27 olduğunu kadın lider oranının ise %20’nin altında bir oran ile sıralamada sonlarda geldiğini göstermektedir. Octet Türkiye’de ise 21 çalışanın 8’i kadın. Bir sene içinde bu rakamı %50’ye çıkaracağız.

Yazar: Derya Ekemen Fidan – Genel Müdür

Octet Blog’daki diğer yazıları okumak için https://www.octet.com.tr/blog/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

Ticaretin finansmanında akıllı sistemler

Ticaretin ve finansmanının artık dijital ortamlara taşınmaya başladığı günümüzde, akıllı karar sistemlerine olan gereksinim de artmıştır. İşletmelerin iflas etme olasılığının tahminine yönelik istatistiki sistemlerin babası sayılan Edward Altman, 1968 yılında gerçek hayat verileri ile Z-Score modelini geliştirmiş ve başarılı bir şekilde ileride sorunlu olabilecek veya iflas edebilecek işletmeleri önceden tahmin etmeyi başarmıştır. Bilgisayarların ve matematiksel yöntemlerin gelişmesi ile birlikte iflas olasılığını tahmin eden modellerin gelişmesi de çok hızlı olmuştur. Nitekim özellikle bankacıların kredi kararları için geliştirilen bu modeller, Basel Direktifleri kapsamında da zorunlu hale gelmiştir. İstatistiki sistemlerin geliştirilmesi için yeterli sayıda ve kapsamda verinin olması bir önkoşuldur. O da günümüzde artık yeterli ölçüde bulunmaktadır. Big Data, data engineering, business analytics üzerinde çokça konuşulan konular haline gelmiştir. İflas veya batma olasılığının tahmininde kullanılan endüstri standardı olmuş logictics regression yöntemi artık yerini machine learning ve panel data gibi çok daha gelişmiş yöntemlere bırakmaktadır.

1986 yılında Dr. Selim Seval tarafından ülkemizde bankacılık ortamında kullanılan ilk ticari skorkart, veri tabanlarının yetersiz ve manyetik ortamda olmadığı için zorunlu olarak uzman yöntem ile geliştirilmişti. Bu skorkartın kullanılmaya başladığı ilk günden itibaren kredi veritabanı manyetrik ortama aktarılmış ve istatistiki çalışmaların temeli atılmıştır. Türk bankacılığındaki ilk istatistiki skorkart çalışması yine Dr. Selim Seval’in başında olduğu ekip tarafından 1997 yılında geliştirilmiş ve kullanılmaya başlanmıştır. Daha sonra bankalarda Analytics Bölümleri kurulmuş ve veritabanı geliştirme ve istatistiki çalışmaları yaygınlaşmıştır.

Özellikle finanse edilecek işletme sayısının ve işlem akışının çokça olduğu ticaretin finansmanı konusunda doğru kredi kararları vermek için istatistiki yöntemler elzemdir. Bunun için gerekli deneyim birikimi ve veritabanı mühendisliği ülkemizde mevcuttur. Veri kaynakları da yeterince çeşitlenmiştir.

Octet dijital portalı gibi ticaretin finansmanı için geliştirilmiş platformlarda istatistiki yöntemlerle geliştirilmiş akıllı skorkart kullanımı çok yakın bir gelecekte artacaktır. Yurtdışında da skorkart geliştirme ve uygulama konusunda çalışmalar yapmış Octet Türkiye ekibi, bu konuda ülkemizin özel ve kamu finans sektöründe kullanılan yüzlerce model geliştirmiş olma deneyimine sahiptir.

Yazar: Dr. Selim Seval – Yönetim Kurulu Başkanı

Octet Blog’daki diğer yazıları okumak için https://www.octet.com.tr/blog/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

Finansman ya da komple ticaretin finansmanı

Ticaret, hem satmayı, hem de satın almayı kapsar. Tek boyutlu bir işlem değildir. Ticaretteki beceri sadece satarken değil, alırken de kazanmaktır. Tahsilatınızı yaparken de, öderken de kâr edebilirsiniz. Dolayısıyla finansman uçtan uca önemli bir konudur.

Her işletmenin, ister üretici, ister pazarlamacı olsun, hem müşterileri vardır, hem de tedarikçileri. Müşterilerinden ödeme alır, tedarikçilerine ödeme yapar. Aradaki fark kendisine gelir ve işletme sermayesi olarak kalır. Dolayısıyla, bir işletme, müşterileri ve tedarikçilerinden oluşan bir ekosistemden söz ediyoruz aslında. İşte ticaretin finansmanı bu ekosistem içinde yer alan tüm işletmeleri, tüm ödeme işlemlerini ve tüm mal ve hizmet akışlarını kapsamaktadır.

Diğer bir çok finansal işlemler gibi ticaretin finansmanı da günümüzde artık dijitalleşmiştir. Bir işletme tahsilatlarını ve ödemelerini, kendi sistemleri ve bankalar ile entegre çalışan tek bir digital ortamda yaptığında elde edeceği yararlar, sürat, kolaylık, maliyet ve personel tasarrufundan öte, kendine yeni iş olanakları yaratmak olacaktır.

Octet dijital portalı, aynı anda kullanıcılarına tahsilat garantisi ve kolaylığı, müşterilerine / bayilerine alternatif ödeme yöntemleri ve de tedarikçilerine finansmana erişim olanağı sunmaktadır. Dolayısıyla finansman pratik şekilde yönetilen bir fonksiyona dönüşmektedir. Sadece ticaretin bir tarafına değil, tüm ekosisteminde yer alan tarafları, müşterileri, bayileri ve tedarikçileri kapsayarak hepsinin ticaretini etkinleştirmekte, tüm taraflara finansmana erişimde kolaylıklar sağlamaktadır. Böylelikle Octet Portalı, kullanıcı işletmeye, müşteriye / bayiye ve tedarikçiye kazan-kazan-kazan ortamı sunmaktadır.

 

Yazar: Dr. Selim Seval – Yönetim Kurulu Başkanı

Octet Blog’daki diğer yazıları okumak için https://www.octet.com.tr/blog/ adresini ziyaret edebilirsiniz.